REKLAM
Diffusé par Adcash

0 Beğenmedi

  
Sonsuzluk Ve Bir Gün ,Eternity And A Day /Mia aioniotita kai mia mera(1998)
Yayınlanma Tarihi: 17 December 1999
Ülke: Greece, France, Germany, Italy
Süre: 137 min
Tür: Drama
Yönetmen: Theodoros Angelopoulos
Yazar: Theodoros Angelopoulos, Tonino Guerra
Oyuncular: Bruno Ganz, Isabelle Renauld, Fabrizio Bentivoglio, Achileas Skevis, Alexandra Ladikou, Despina Bebedelli, Eleni Gerasimidou, Iris Chatziantoniou, 
Rating: 7.5
 
 
 Selanik'te yağmurlu bir gün... Ünlü bir yazar olan Alexander, amansız bir hastalığa yakalanmıştır. Karısından, 30 yıl önceki bir yaz gününü anlatan bir mektup alan Alexander için bütün yaşamını geçirdiği sahil kenarındaki evini terketmenin vakti gelmiştir.
Ve sonunda geçmişinin ve şimdiki hayatının karışmış olduğu ilginç bir geziye çıkar. O güzel, mutlu dakikaları tekrar yaşayabilmek için... Belki bir günün içinde belki de bir sonsuzluğun...
Bu yolculuğun içinde karşısına çıkan beklenmedik kişiler ise 'bugün'ün getirdiği süprizler olarak hayatının son anlarında yer edecektir.
 
 

Yorumlar

offline yankesici

Grup: Üye

22 Eylül 2013 20:05
hayat değiştirecek kadar güzel bir film. ah angelopoulos, ne büyük yönetmensin!
maxim

Grup: Ziyaretçi

12 Ekim 2013 09:33
Çok güzel bir film, izleyin mutlaka, müzik de güzel.
yunusnadi

Grup: Ziyaretçi

22 Aralık 2013 18:53
yarın ne kadar sürer..?
sonsuzluk ve bir gün kadar..
online AED

Grup: Yönetici

11 Şubat 2014 22:19
Bilirsiniz bazı filmler sizin için özeldir, o film başkalarınca hoş bulunabilir ya da ilginç gelebilir, ama sizin tüm benliğinizi sarar, hatta bazen ana karakteri ile özdeşleşir, filmin soundrackını cep telefonunuza yüklemekle kalmaz, müzisyenini deli gibi araştırırsınız. Sonra aynı araştırma bu kez yönetmene yönelir. Bir de bakarsınız ki yönetmenle sanki bir randevuda buluşarak ruhen kaynaşmış ve uzun yılların dostluğuna yelken açmışsınızdır.. İşte Angelopoulas’la düşünce ve ruh kardeşliğim böyle başladı. Tabi ayrılmaz parçası Eleni Karaindrou ile birlikte. Bu kadın en üst düzey film müzikçisi, o muhteşem yaratımıyla, filmin mesajını, kurgusunu ve derinliğini ikiye katlıyor. Bir duygu patlaması yaşatıyor seyircide. Hani bizim Demirkubuz “filmlerimde müziğe yer vermem; çünkü anlamı bozar, orijinal konuyu dağıtır diyor ya, hiç de öyle değil Zeki bey, tam tersi, sadece müzisyeni iyi seçmek gerekiyor. Ülkemizde Karaindrou kadar üst düzey kalitede bir film müzikçisi yetişmedi maalesef..

Theo ustanın dünyasına girdiğimde, ‘Ulysses’in bakışı’nda acıya, ‘Puslu Manzaralar’da gözyaşlarına boğuldum. O uzun plan sekanslarında dinlendim. ‘Kumpanya’ da bilmediğim Yunan yakın tarihini ve faşizme karşı Yunan direnişçilerin sosyalist mücadelesini öğrendim. ‘Ağlayan Çayır’da bizdeki gibi, yine faşist cunta, yine işkenceler. Aslında bu filmler tarihsel bir üçleme . Ağlayan Çayırda 2.dünya savaşına kadar Yunan tarihini görürken, Zamanın Tozu’nda aile üyelerinin tüm Avrupa’ya “zamanın tozu”yla dağılması ve çağdaş dünyanın tüm dertlerine tanıklık ediyoruz. Ulyssesin bakışı’nda balkanların acılar içinde parçalanmasını izliyoruz. Bu filmde bir ayrıntı yakaladım, 1995 yapımı film ve içinde ana kahraman, iç geçirerek “Yunanistan bitti artık” diyor. 2010 larda ise biliyorsunuz ki bu ülke krize girerek aç kaldı, ekonomik bir kaos yaşadı ve şimdi Avrupa kredisiyle ayakta durmaya çalışıyor. Belki de Theo usta, Yunanistan’ın gittiği yeri görmüştü; tesadüf olamaz.

Serseri bir motosikletlinin çarparak 77 yaşında bizden ayırdığı Theo ustanın filmlerinde yakaladığım bir şey daha var, bunu da kimseden okumadım duymadım, her filminde mutlaka bir Eleni kahramanı var. Müzikçisi de tesadüfen Eleni, ayrıca gerçek kızı da Eleni..Bir çok filminde sarı yağmurluklu üç bisikletli var, bu filmde çok açık, ama diğer filmlerinde belli belirsiz görünüyorlar. Bence sadece görünen bu üç sarı yağmurluklu bisikletli, Theo ustanın yaşamın anlamı ve gizemi olarak tanımlanabilecek imzası. Başka bir anlamı varsa bilen beri gelsin.
online AED

Grup: Yönetici

12 Şubat 2014 16:04
Her filminde de tek ve sessiz bir uzun plan sekans var. Bazı seyircilerin sıkılıp anlam veremediği bu uzun planlara, Theo usta,” yoğun derinlik ve anlam/duygu bombardımanı arasında seyircisini dinlendirip, daha hoş bir tat almasını ve yormadan düşünmesine fırsat vermek için” olduğunu söylüyor. Bence çok mükemmel planlar bunlar. Bu filmdeki düğündeki dans eden gelin-damat, Ağlayan çayırda sallarla yapılan cenaze töreni, Ulissesin bakışında Lenin’in büyük bir heykelinin vapur içindeki yolculuğu, ‘Leyleğin geciken adımı’nda direklere aynı anda çıkan tamirciler tam bir görsel şölen..Evet artık film üzerine dönersek (konu Theo olunca aklıma gelenleri yazdım, bir bütünlük oluşturamadım açıkçası) hayata yeni başlayan bir çocukla, ölümle yüz yüze olan bir adamın kesişen kaderi ve adamın belki de yarın sona erecek hayatı karşısında tüm geçmişi sorgulaması. Ölen karısını, hasta yatalak annesini, her şeyin yarım kalmasını, hayatın anlamını..Eleni Karaindrou nun o muhteşem müziği ile acı/hüzün yumağında beraberce yaşıyoruz. Yoksul çocukları çete reisi Selim, Aleks’e sığınan kaçak göçmen çocuk, kelime satın alan şair, kanser olan sahibinden dolayı yalnız kalan köpek, o uzun düğün plan sekansı, Arnavutluk sınırının o dehşet görüntüsü, sadece dinleyen hasta anne…hepsi birer fenomen..Hele final sahnesi(otobüs sahnesi) için eleştirmenler ikiye ayrılmış, böyle bir görkemli, Nirvanaya ulaşmış, gizemli ve muhteşem finali Theo ustanın bilinçli bir yaratımı olduğunu savunanlar ile bu müthiş kombinasyonun bir araya gelmesinin tesadüf olduğunu ileri sürenler. Galatasaray hak ederek mi Avrupa kupasının aldı yoksa tesadüf müydü gibi..Söylenecek o kadar çok şey var ki..Bitiriyoruz. İyi ki bu Dünyaya geldin Theo usta, sen giderken çok üzse de eserinle yaşıyorsun
Rüstem

Grup: Ziyaretçi

10 Mart 2014 10:56
AED-yönetici,mükemmel bir yorum yapmışsınız.Düşünüp de söyleyemediklerim herşeyi yazmışsınız.Tüm kalbimle teşekkürler...
offline emy

Grup: Üye

10 Mart 2014 21:09
bu filmi beraberinde teo angelopulosu seven daha doğrusu tapan biri olarak yöneticinin yorumuna katılmamak içten değil.ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi.

Filme Yorum Ekle

isim:*
E-Mail:
Yorum:
Kalın İtalik Altı Çizili Üzeri Çizili | Sola Yasla Ortala Sağa Yasla | İfade Ekle Bağlantı EkleKorumalı Link Girin Renk Seçimi | Gizli Metin Alıntı Ekle Farklı Bir Alfabe ile Yazılmış Olan Seçili Metni Kiril Alfabesine Çevir Spoiler Ekle
Güvenlik Kodu: *
  En Çok izlenenler

Marketa Lazarová - 1967

Frantisek Vlâcil’in, 18. yüzyıl Bohemya ormanlarında geçen, iddialı ve çok katmanlı ortaçağ...

Harry, İyiliğinizi İsteyen Bir Dost - Harry, un ami qui vous veut du bien - 2000

Michel ve Claire, günlük yaşantıları konusunda giderek daha fazla ümitsizliğe kapılan evli bir...

Meleklerin Joanna Anası - Matka Joanna od aniolów (1961)

Polonya yapımı Meleklerin Joanna Anası / Matka Joanna od aniolow/ The Devil and The Nun, aykırı bir...

Arılar Vadisi - Údolí vcel - 1968

Vlácil'den yine Ortaçağ döneminde, Bohemya'da (Eski Çekoslovakya) geçen bir film. Bir derebeyi...

Karanlık Armoniler - Werckmeister harmóniák - 2000

László Krasznahorkai imzalı The Melancholy of Resistance kitabından uyarlanan "Karanlık...

Nil by Mouth - 1997

Nil by Mouth Güney Doğu Londra'da yaşayan karakterlerin bir ailenin hayatını çevreleyen 1997...

Son Darbe - Der Fangschuss - 1976

Birinci Dünya Savaşı sonrası Baltık ülkeleri kendi sınırlarını koruma derdindeyken, o topraklarda...

Özgürlük - La libertad - 2001

Ormanın içinde bir çadırda ailesinden uzakta tek başına yaşayan ve adeta bir izci hayatı süren bir...

Gelinin Oğlu - El hijo de la novia - 2001

42 yaşındaki Rafael Belvedere bir kriz yaşamaktadır. Babasının gölgesinde yaşar ve yaşlı annesini...

Yürek Yalnız Bir Avcıdır - The Heart Is a Lonely Hunter - 1968

İnsan yüreğinin yalnız bir avcı olduğunu anlatır. Hayata tutunmaya çalışan sağır dilsiz ve ama her...